hayatın iki önemli alanında iki farklı kavanoz metaforu mevcutmuş.
* para yönetiminde kavanoz sistemi
* zaman yönetiminde turşu kavanozu teorisi
—-
* para yönetiminde kavanoz sistemi:
ticaret dünyasındaki başarıları, tutumlulukları ve zenginlikleriyle nam salmış yahudilere ait olduğu, nesilden nesile aktarıldığı rivayet edilen geleneksel bir öğretidir.
basitçe açıklamak gerekirse;
mesela aylık geliri 10 lira olan biri yahudi; giderlerini 5 lirayla kısıtlayıp kalan 5 lirayı 4 kavanoza böler. yatırım kavanozuna 2lira, yardım kavanozuna 1 lira, ibadet kavanozuna 1 lira, tasarruf kavanozuna 1 lira…
çocuklukta edinilen kumbara merakı ya da öğrenci evlerinin mutfak kavanozu alışkanlığı gibi bir sistem yani özetle.
normal ekonomik şartlarda kavanoz sistemiyle para yönetimi;
kazandığının tamamını harcamayı engeller.
istikrarlı ve disiplinli küçük tasarrufların uzun vadede belli bir birikime dönüşmesini hedefler.
başkaları buna kavanoz sistemi demiş, atalarımız ise “damlaya damlaya göl olur”.
—-
* zaman yönetiminde turşu kavanozu teorisi:
2002 yılında yazar jeremy wright tarafından öne sürülmüş zaman yönetimi stratejisidir. hayat kavanozu teorisi veya kaya kovası teorisi olarak da bilinir.
önemsiz işleri yok saymayı, önemli olanları öncelik sırasına dizmeyi, zamanı da bu sıralamaya bölüştürmeyi hedefler.
basit ve daha esnek oluşuyla benzerlerinden ayrılır.
işlerin halledilmesi gereken kısıtlı zaman birimi (örneğin bir iş günü); içine turşu malzemelerinin konulması gereken kapasitesi sınırlı bir kavanoz ile simgelenmiştir.
eskilerin “turşu basmak” dediği geleneksel turşu dizme taktiğiyle zaman yönetimi arasındaki benzeşme şöyle açıklanabilir;
– kavanozun dibine iki veya üç büyük parça (domates, lahana parçası vb.) konur.
(yani önce büyük, ana işlere daha fazla vakit ayrılır. bu işler “kaya” olarak da tanımlanır.)
– bunun üstüne daha küçük turşu malzemeleri (salatalık, biber vb.) basılır.
(yani orta dereceli sorumluluklara ortalama vakit ayrılır. bu işler “çakıl” olarak da tanımlanır.)
– ardından en küçük turşu malzemeleri basılır.
(yani acil ve zorunlu olmayan işlere daha kısa zaman ayrılır. bu işler “kum” olarak da tanımlanır.)
– kavanoza en son su eklenir.
(yani kişisel hayata dair eylemler, spor yapmak, aileyle ilgilenmek gibi aktiviteler de ihmal edilmez.)
wright’ın ilk teorisinde olmayan bu unsur, iş hayatı ile kişisel yaşam dengesini sağlamak adına sonradan eklenmiştir.
– kavanoz asla aşırı doldurulmaz. mutlaka pay bırakılır.
(yani iş planı çok sıkışık ve katı değil esnek yapılmalıdır. gerektiğinde kişisel özgürlük için gerektiğinde beklenmedik aksaklıklar ve acil durumlarda kullanmak üzere belli bir zaman dilimi yedekte tutulur.)
not: çeşitli kaynaklardan pandastic tarzla derlenmiştir. “yok efendim bu yanlıştır” diye kapıya gelen olursa mutfak penceresinden kaçılabilir, garanti verilmez.*
(bkz: boş bkz bulup doldurmak)
2002 yılında yazar jeremy wright tarafından öne sürülmüş olan “zaman yönetiminde kavanoz teorisi”, binlerce yıl önce stoacı filozof marcus aurelius (161-180) tarafından şöyle ifade edilmiş adeta;
“söylediğimiz ve yaptığımız şeylerin gereksiz olanlarından vazgeçersek hem boş zamanımız hem de huzurumuz artar. bu yüzden her seferinde şunu hatırlamak gerek: ‘bu gereksiz bir şey mi?’ fakat yalnızca gereksiz işleri değil, gereksiz düşüncelerimizi de azaltmamız gerekir, böylelikle bunları gereksiz işler izlemez.”

