
* elmas (diamond) adı; yunanca fethedilemez, yıkılmaz ve güçlü anlamına gelen “adamas” sözcüğünden gelir. adamas kelimesi, anlamı itibarıyla ilk çağlarda çakıl taşları ve benzeri kesicilerle çizilemeyen elmasın sertliğine ve dayanıklılığına atıfta bulunur.
* zümrüt (emerald) adı; farsça’da değerli ve parlak anlamına gelen “zamard” kelimesinden gelir.
aynı zamanda fransızca’da “esmeraude”, latince’de “esmaralda”, antik yunanca “smáragdos” olarak geçmektedir. tüm bu sözcükler “yeşil değerli taş” mealindedir ve zümrütün rengine atıfta bulunur.
* yakut (ruby) adı; arapça “ykt” kökünden gelir. arapça “yâkût” kelimesi kırmızı renkli değerli taş anlamındadır.
bu sözcük aynı zamanda farsça, aramice ve süryanice’ye de yâkund veya yâkand gibi benzer telaffuzlarla geçmiştir.
* safir (sapphire) adı; arapça mavi renkli bir süs taşı anlamına gelen “şafir” sözcüğünden gelmektedir.
* inci (pearl) adı; çince kıymetli cevher anlamına gelen “zhen-zhu (çen çu)” sözcüğünden gelir.
aynı zamanda eski türkçe’de “yinçü” şeklinde geçer ve ince, zarif anlamı taşır.
incinin eş anlamlısı mirvari sözcüğüdür. klasik edebiyatta inci anlamında dürr ve mervârid sözcükleri kullanılmıştır.
halk ağzında kolye, küpe, bilezik gibi süs eşyası manasına kullanılan “incik cıncık” terimindeki incik, eski türkçe yinç (ince) kelimesinden gelir. cıncık ise yöresel ağızlarda süslü mealinde kullanılan bir laftır.

