yarı değerli taşların isim hikayeleri:
1) beril (beryl) adı, latince soluk yeşil değerli taş manası taşıyan “beryllus” kelimesinden gelir.

(kaynak: geologyscience.com)
beril ailesinden;
– akuamarin (aquamarine), latince deniz suyu anlamına gelir. yani bu taş ismini saydama yakın açık mavi renginden almıştır. bu renk, cam göbeği olarak da adlandırılır.
– maxixe, mavi beril olarak bilinir. 1917’den itibaren uzun yıllar boyunca sadece brezilya’nın minas gerais eyaletinde bulunan maxixe madeni’nden elde edildiği için adını buradan almıştır.
– morganit (morganite) pembe beril olarak bilinir. ilk kez 1910 yılında, tiffany & co. mücevher şirketi bünyesinde görev yapan ünlü mineralog ve gemoloji uzmanı george frederick kunz tarafından tanımlanmış ve adı, dönemin finansörlerinden, amerikalı ünlü girişimci, taş koleksiyoncusu ve bankacılık devi john pierpont morgan (j.p. morgan)’a ithafen verilmiştir.
– goşenit (goshenite) saydam, renksiz beril olarak bilinir. goşenit adı, bu değerli taşın bir zamanlar çıkarıldığı mısır’daki goshen şehrinden gelmektedir.
– helyolit (heliodor) sarı beril, sarı zümrüt olarak da bilinir. ismi, yunanca güneşin armağanı anlamına gelen “helios” ile “doron” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. bu nedenle güç, refah, güven, iyimserlik sembolü sayılır.
– aleksandrit (alexandrite) taşı ilk kez 1834 yılında rusya’nın ural dağları’nda keşfedilmiştir. mineralog nils gustaf nordenskiöld, gün ışığında güzel yeşil bir mücevher gibi görünen taşın, güneş battığında yakut gibi kırmızı bir renge dönüşmesiyle büyülenmiş ve rivayete göre bu keşfini rus çarı 2. aleksandr’a sunmuştur.
bu yarı değerli taşa “aleksandrit” adı, rus çarı 2. aleksandr’ın 1881 yılında suikast sonucu öldürülmesinin ardından verilmiştir. ışıkla renk değiştiren bu büyüleyici taş, hem adı hem de renkleriyle rus imparatorluk ailesini ve rusya’nın statüsünü simgelemeye başlamıştır.
2) kuvars (quartz) adı, ilk olarak 1530’da tarihin ilk maden mühendisi ve mineralojinin babası olarak bilinen alman bilim insanı georgius agricola tarafından kullanılmıştır. saksonca çapraz damarlı cevher anlamına gelen “querklufterz” kelimesinden türemiştir.

kuvars ailesinden;
– rutilli kuvars (rutilated quartz) adı, kırmızımsı veya parıldayan kırmızı anlamına gelen latince “rutilus” kelimesinden gelir. keşfedilen ilk rutilli kuvars örneği kırmızı olduğu için bu isim verilmiştir.
– prasiolit, yeşil soğan renkli taş demektir. yunanca pırasa anlamına gelen “prason” ve taş anlamına gelen “lithos” kelimelerinden oluşur.
– carnelian taşı, adını kırmızı renginden dolayı latince et anlamına gelen “carnis” kelimesinden alır.
– necef (milky quartz, crystal quartz, rock crystal) adı ırak’ta yer alan necef kentinden gelir. bu taş ilk kez bu bölgede keşfedilmiştir.
– kalsedon (chalcedony), anadolu’da mavi altın veya kadıköy taşı olarak bilinir. hititlerden beri anadolu’daki madenlerden çıkartılıp kullanılan bu taşın ihracatı, romalılar döneminden itibaren bugünkü istanbul kadıköy’deki limandan yapılmaya başlanmıştır. kadıköy’ün o zamanlardaki adı chalkedon olduğu için taş da bu isimle anılmıştır.
– sitrin (citrine) adı, latince’de sarı anlamına gelen “citrina” veya fransızca’da limon anlamına gelen “citron” kelimesinden gelir. bu taş 1556 yılına kadar sarı kuvars olarak anılmış, ardından sitrin adını almıştır.
sarı renkli olduğundan yalancı topaz olarak da bilinir.
– mtorolit adı, taşın ana kaynağı olan doğu afrika’daki tanzanya ülkesinde bulunan toro tepeleri’nden gelir.
– aventurine taşının adı, italyanca şans eseri anlamına gelen “a ventura ” lafından gelir.
rivayete göre 1700’lerin başında italya murano’da bir işçi, erimiş soda- kireç metaline biraz bakır talaşı düşürmüş ve şans eseri aventurin camı (murano camı, venedik camı, goldstone) keşfedilmiştir. bu yarı değerli taş da bu cama benzediği için aventurine kuvars adıyla anılmıştır.
– oniks (onyx), asur dilinde yüzük veya halka demektir.
ayrıca eski yunanca “onyx” ve latince “unguis” kelimeleri, tırnak veya pençe anlamına gelir. oniks’in mitolojik hikayesi ise şöyledir;
yunan mitolojisindeki eros’un roma mitolojisindeki karşılığı olan aşk tanrısı cupid, güzellik tanrıçası venüs’ün uyurken tırnaklarını keser ve bir çöle bırakır. çöl kumlarında bekleyip kararan bu tırnakların da zamanla oniks taşına dönüştüğü söylenir.
oniks, damarlı akik olarak da bilinir.
– ametist (amethyst) adı, eski yunanca’ya dayanır. an (olumsuzluk ön eki) + methuo (sarhoş olmak), yani an + matiz; yunanca sarhoş etmez anlamına gelir. çok eski yıllarda bu taşın sarhoş olmayı önlediğine inanılmıştır.
– jasper taşının ismi yunanca “iaspis” ve latince “jaspidem” kelimelerinden türemiştir. benekli taş anlamına gelir.
– kan taşı (hematit, heliotrope, bloodstone), yeşil üstüne kızıl benekli bir taş olup jasper ve kalsedon taşlarının birleşimi sonucu oluşmuştur.
adı, yunanca’da kan anlamına gelen “haima” kelimesinden gelir. antik roma’da hematitin taşlaşmış kan olduğuna inanılırdı. hatta taşın, içine atıldığı suyu kırmızıya boyadığı söylenirdi.
– topaz adı; hint (sanskrit) dilinde ateş anlamına gelen “tapas” kelimesinden ve fransızca’da yeşil ya da sarı renkli mücevher anlamına gelen “topaze” sözcüğünden gelir.
aynı zamanda eski yunanca’da topazos (topazion) ismi, çok eskiden mısır’da topaz benzeri krizokol (zeberced) taşının çıkarıldığı zabargad (john) adasının eski adıdır.
3) zeberced (peridot, olivin, krizolit/krizokol, sarı yakut, yılan taşı);

adını ilk keşfedildiği yerden, kızıldeniz’deki zabargad adası’ndan alır. aynı yerde keşfedilmiş olmasından dolayı topazla karıştırılır. ancak ikisi birbirinden farklıdır. topaz, kuvars grubuna dahildir; oysa zeberced başlı başına olivin grubunu oluşturur.
peridot ismi, yunanca bolca vermek anlamına “peridona” kelimesinden gelir. aynı zamanda farsça’da büyüleyici, baştan çıkarıcı manasına gelen “fariba” sözcüğüyle de ilişkilidir.
olivin ismiyse, taşın yeşil renginden dolayı latince zeytin anlamına gelen “oliva” kelimesinden türetilmiştir.
krizokol adı, yunanca’daki iki sözcüğün birleşiminden meydana gelir. bunlardan ilki, altın manası taşıyan “chrysos” kelimesidir. diğeri ise, zamk veya yapıştırıcı anlamına gelen “kolla” sözcüğüdür.
bu yeşil taşın tonunu ve parlaklığını, içindeki demir belirler.
4) nephrite ve jadeit, yeşim taşının iki tipidir.

nephrite adı, yunanca böbrek anlamına gelen “nephros” kelimesinden gelir. bu taş genellikle yeraltı maden yataklarında, insan böbreğine benzeyen yuvarlak çakıllarda bulunduğu için bu adı almıştır. bununla bağlantılı olarak böbrek taşlarını iyileştirme gücüne sahip olduğuna inanılmıştır.
jadeit adı ise ispanyolca yan taşı anlamına gelen “piedra de ijada” ifadesinden gelir. çünkü bu taş orta amerika yerlileri tarafından sırt ağrılarını ve böbrek rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılmıştır.
5) akik (agate); arapça ırmak, dere yatağı, vadi ve ırmak taşı anlamına gelir.
aynı zamanda rivayete göre taşın ilk keşfedildiği yer olan, sicilya’da bulunan ve günümüzde dirillo nehri olarak bilinen nehrin, eski yunanca adı “achates” ile ilişkilidir.

akik, bazı kaynaklara göre kuvars grubundan sayılır.
6) firuze, turkuaz (turquoise) adı, fransızca türk anlamına gelen “turquois” kelimesinden gelir. çünkü turkuaz minerali avrupa’ya ilk kez osmanlı imparatorluğu aracılığıyla getirilmiştir.
firuze adı ise farsça’da başarı ve zafer anlamında gelen “piruz” kelimesinden türemiştir.

7) lal taşı (garnet), adını latince’de nar anlamına gelen “granatum” sözcüğünden alır. taşın rengi ve görüntüsü nar tanelerine benzediği için böyle adlandırılmıştır.

8) lapis lazuli, içinde altın renkli ince damarlanmalar görülen mavi bir taştır.

latince “sapphirus” kelimesi mavi taş anlamına gelir. aynı zamanda değerli taşlardan biri olan safirle de ilişkilidir.
lapis lazuli ismi, latince taş anlamına gelen “lapis” ve farsça koyu mavi, lacivert anlamına gelen “lazhuward” kelimelerinden gelir. ayrıca arapça “lazaward” sözcüğü cennet veya gökyüzü demektir. bu taşın koyu mavi rengi gece karanlığını, altın rengi damarlanmaları ise yıldız ışıltılarını anımsatır.
9) opal adı, latince’de değerli taş anlamına gelen “opalus” kelimesinden gelir.
bu isim aynı zamanda hint (sanskrit) dilinde mücevher anlamına gelen “upala” kelimesiyle de ilişkilidir.

10) kehribar (amber) adı farsça saman çeken anlamına gelen “kah-ı rüba” lafından gelmektedir.
amber ise arapça’da mücevher manası taşır.

11) obsidyen taşı, siyah renkli bir tür doğal volkanik camdır.

bir rivayete göre adını, taşı etiyopya’da ilk keşfeden romalı kaşif obsidius’tan almıştır.
12) zirkon (zircon) adı , farsça’da altın rengi anlamına gelen “zargun” kelimesinden gelir.
çok çeşitli renklerde olabilen zirkon, en çok şeffaf, mavi, kahverengi, sarı ve yeşil tonlarında bulunur. pırlantaya benzer parlaklığıyla büyüleyicidir.

13) turmalin (tourmaline) adı, sri lanka’da konuşulan sinhala dilinde karışık mücevherler anlamına gelen “toramalli” kelimesinden gelir.
turmalin taşı, sarı zirkon olarak da bilinir.

14) aytaşı (moonstone) ismi, taşın karakteristik görüntüsünden gelir. taş, yapısı itibarıyla beyazdan maviye değişkenlik gösteren optik bir sihre sahiptir.

15) oltu taşı, adını çıkarıldığı yerden, yani erzurum’un oltu ilçesinden alır.

16) mercan (coral) adı, yunanca çakıl veya küçük taş anlamına gelen “mikri petra” kelimesinden gelir.

mars gezegeni ve mitolojik inançlara göre savaş tanrısı ile bağlantılı olduğu da söylenir.
17) sedef (mother of pearl) ismi, arapça “sdf” kökünden türeyen ve istiridye, deniz kabuğu anlamı taşıyan “sadaf” kelimesinden gelmektedir.


